banner51

Çeşme yorumları

Geçtiğimiz günlerde üç değişik yazıyla Çeşme başta olmak üzere denizlerimizi bekleyen tehlikeleri yazdım.

Çeşme Denizi Ölüyor, Çeşme Denizi Kirleniyor ve Denizlerde Yeni Tehlike yazılarıma birçok okurum yorum yapmış. Bu yazıma mümkün olduğunca birçok yorumu aldım ve sizlerle paylaşma gereği hissettim

Şunu çok net gördüm ki duyarlı doğa âşıkları benimle ayni endişeleri paylaşıyorlar.

Ortak görüş Çeşme Denizi’nin çok hızla kirlendiği yönünde.

İşte o görüşlerden bazıları:

Özden Becerik: Doğduğum günden beri Çeşme'de yaşadık, Çeşme'yi çok seven bir aileyiz evet tespitlerinize canı gönülden katılıyorum çok geç olmadan önlem alınmalı gerçekten kirlenme hat safhada yağlı ve bulanık denizimiz senelerdir vidanjöre ihtiyaç duymamış. Paşalimanı evlerinin olduğunu çok yakından biliyorum. Belediye mevzuatı bilen alt yapıyı düzeltecek inşaat mühendislerine önem vermeli ama müracaat edenler nedense dikkate alınmıyor her şey güzel olsun istiyoruz

Vildan Gündoğdu: Geçen hafta Ayayorgi'de denize giremedim. Deniz yüzeyi üzerinde hafif yağlı bir tabaka vardı. Muhtemelen teknelerin sintinelerinden kaynaklı! Güzelim koy bitmiş! Ötrofik olmuş dibi görünmüyor bulanık. Hâlbuki 20 yıl önce her gün giderdik dibi görünür su berraktı! Göz göre göre denizlerimizi kirletiyoruz ve içine girip yıkanıyoruz bu insanoğlu garip gerçekten.

Uğur Kasapoğlu: Çok doğru bir teşhis, bir kaç gün evvel teknemle nadiren gittiğim Ayayorgi'nin yanındaki Hacettepe denen plaja gittim. Geçen sene veya daha evvelki senelerde 5-6 metre derinliğe demirler ve demirimi görerek denize salardım. Şimdi artık dip görünmüyor. Su berraklığını kaybetmiş. Balık çiftlikleri ve sayısı artan motor yatlar, oteller, villalar, restoranlar hepsinin katkısı var deniz kirliliğinde.

Enver Özsoy: 1. Sevk belgelerinin verilmesini Su ürünleri kooperatiflerine bırakılması Kaçak bölge ve kaçak zamanda deniz patlıcanı avcılığını azdırdı. Çünkü denetimsiz fazladan verilen sevk belgeleri kaçak avlanan malların aklanmasını sağlıyor idi. Bu hatadan nihayet 10/5/2019 da şahsımın müteaddit uyarıları üzerine dönüşerek bu belgelerin tevdiini il/ilçe tarım il müdürlüklerine bırakıldı. Umarım onlar kontrolü elden bırakmadan bu belgeleri tevdi ederler.

2. Sezon sonlarında bildirilen stok durumları kayıt değil fiili stokların sayılarak yapılması gerekmektedir. Hatta her firmaya minimum 3 memur gönderilerek.

3. Kaçak av ve üretimin cezaları caydırıcı olmaktan çok uzaktır. Hiçbir balıkçı satamayacağı patlıcanı toplamaz, mutlaka arkasında mal verdiği bir ihracatçı / sanayici vardır. Mutlaka bu caydırıcı cezanın gerçek alıcıya kesilmesi gerekmektedir. Ayrıca denizde Sahil Güvenlik karada Tarım ve Orman Bakanlığı farklı birimleri, yolda jandarmanın kaçakçılıkla uğraşması yetki karmaşası yaratmaktadır.

4. Deniz patlıcanı çalışan tüm işletmeler bila istisna hepsi ruhsatını almış oldukları haccp belgelerinin aksine tamamen insan ölümüne sebebiyet veren asetik asit ile çalışmaktadırlar. Hiçbirinin ruhsatında asit kullanacağı belirtilmemiştir. Bakanlık kontrol elemanları bunu bilerek isteyerek göz ardı etmektedirler.

5. Maalesef kontrol mekanizmaları bazı firmaların kayırılmasına bazılarının da önüne set çekilmesine imkan vermektedir.

6. Kaçak avcılıkla başta Çeşme olmak üzere Ege kıyıları çok ufak bir döviz girdisi için gözden çıkarılmıştır. Denizde kuraklık mevcuttur. Artık avlanan (kaldı ki artık dalmak yerine algarna ile taranarak toplanmaktadır ) mallar bebe boydadır. Ticari değeri bile çok düşüktür. Denizlerimizde kuraklık mevcuttur. Ekosistem tamamen bozulmuştur. Diğer deniz canlılarını ve balıkçılığı yok etmiştir. Ticari amaçlı su ürünleri avcılığı kanunun ilgili maddesi, bu faaliyetin son verilmesi yetkisini sadece Mücbir Sebebe bağlı olarak VALİLİKLERE vermiştir. İzmir valimizi göreve davet ediyoruz.

Daha fazla bilgi ve gerek Bakanlığa gerek Tarım İl Müdürlüğüne gerekse Valiliğe yazılmış olan belge kopyaları tarafımda mevcuttur

Turan Şiriner: Sadece Çeşme değil, Karaburun'da aynı şekilde.

Nilgün Yoldaş: Dalyan'da evim var. Kampanya sırasında belediye başkanları temizliğe vurgu yapıp, oy avcılığı yapıp, seçim bittikten sonra değişen bir şey yok. Üzgünüm.

Ömer Beydeş: Bu yazıyı yazmakta çok geç kaldınız Sn. Yaraş. Ildır’da ülkemizin ilk balık çiftliği kurulduktan sonra orada yazlığı bulunanlar ve ben yıllar içinde her ortamda sıkıntıları paylaştık. Ne zaman çiftlikler çoğaldı ve kirlilik Çeşme’nin geneline yayıldı, sesler yükselmeye başladı. Pınar Balık Çiftliği’nin ilk kurulduğu yerde derinlik ne kadardı biliyor musunuz? Sekiz metre. O koyu cehenneme çevirdiler. O zamanlar neredeydiniz?

Faik Tütüncüoğlu: Çok doğruyu yazmışsın teşekkürler

Ayşe Tatari: Bilgilendirmeniz çok doğru ve faydalı... Paylaşıyorum

Soner Göksel: İyi tespit

Ferda Ayhan Yalçın: Yazınızda belirttiklerinize aynen katılıyorum. Artık neredeyse o açık renkli çipuralarla karşılaşmıyoruz bence de. Ben kendi adıma, somon da dahil olmak üzere bu büyük balıkları değil, hamsi, sardalye, istavrit gibi küçük balıkları, özellikle de deniz balığı olmaları nedeniyle daha çok tercih ediyorum. Tabii gençler bu durumdan pek memnun olmuyorlar.

Tüm duyarlı okuyucularıma teşekkür ediyorum.

Çeşme’nin klasik tartışması ‘’SES KİRLİLİĞİ’’kadar ‘’ÇEVRE KİRLİLİĞİNİN’’ gündem olmaması insanı üzüyor.

Unutulmamalı ki SES KİRLİLİĞİ bir şekilde çözülebilir. Ama DENİZ KİRLİLİĞİ o kadar kolay temizlenmiyor. Bunu İzmir Körfezi’nde görüyoruz.

Son Not: Sayın Ömer Beydeş’e cevabım.

Ömer Bey bu konularda ben hiç geç kalmadım. Ege Televizyonu Genel Müdürlüğü yaptığım yıllardan beri balık çiftliklerinin Ildırı Körfezi dışına çıkarılması için çok büyük kavga verdim. Tam 15 yıldır bu konuları yazıyorum.

Yaşar Holding’in Ildırı’dan taşınmasında çok büyük katkılarım vardır.

Bilginize.

YORUM EKLE
YORUMLAR
Ali kurul
Ali kurul - 2 hafta Önce

Çeşme ilica. plaji halka açılması çok iyi oldu buraya giriş ücreti sembolik olmalı toplanan ücret ile plajin bakımına katkı olur düşüncesindeyim. Saygilar

Beach boy
Beach boy - 2 hafta Önce

Ilıca plajı temizlik ekibindenim, insanlarımız, bizlere güvenip çöplerini bırakıp gidiyorlar, amaann topluyorlar, işleri ne düşüncesi bizleri daha çok yoruyor. 2. Sorun wc, ve duşlar, wc lere ıslak mendil, kadın, pedlerini atmayalım, lütfen, idraforlar tıkanıyor, suları kesiyoruz, mahdur olan yine sizler oluyorsunuz, duşlar da şampuan kullanmak yasak, hâlâ kullanıyorlar, daha yazacak çok şey var da, bu halkımıza eğitim şart.