Çeşme plajları pislik içinde!

BEN HABER GAZETESİ 74. SAYI

Ben TV Genel Yayın Yönetmeni Erol Yaraş, yerel seçime ilişkin öngörülerini ve gündeme dair çarpıcı değerlendirmelerini paylaştı.

Çeşme'de bir altyapı sorunu var. Herkes bundan bahsediyor. Sizin düşünceleriniz neler? 

Bayramda altyapı sorunu haberleri tüm tatil bölgelerinde yeniden ortaya çıktı. Bunun için söyleyecek bir şey yok çünkü kışlık nüfusları ortalama 25 bin ile 70 bin arası olan bu yerlere, 9 günlük bayramda yaklaşık 1 milyonun üzerinde insan geliyorsa, doğal olarak oranın altyapısı bu gelen insanları karşılamaz. Bu konuda ne yapılabilir diye oturulup düşünülmesi lazım. Bunları bir kenara koyduktan sonra şunu çok rahat ve net söyleyebilirim; Çeşme'yi bok götürüyor. Örnek olarak; Ilıca plajına gidelim, neredeyse kum tanelerinden daha fazla izmarit göreceksiniz. Burada belediyeyi suçladığımız kadar, insanımızın da suçu var. Ancak belediye de, “İnsanımız duyarsız” diyemez. Dünyanın her yerinde bu plajlar kirlenir ama belediyelere düşen görev buraları temizlemektir.

"KUM TEMİZLEME MAKİNESİ YOK"

Peki, Çeşme’nin bu kirliliğinin sebebi nedir sizce?

Çeşme'de olmayan işlem temizlik. Ilıca, Altınkum gibi kum plajları olan bir belediyenin elinde kum temizleme makinesi yok. Şimdi Çeşme gibi bir yerde bu makinenin olmaması, o belediye başkanının vizyonunu gösterir. Siz dünyanın en güzel plajlarına sahip olacaksınız ama sizin plajları kirlilik götürecek. Ilıca plajında tuvalet, duş sorunu çözülememiştir. Plaja gelen insanlar, sahilde evi olan kişilerden tuvalet ve duş alanlarını kullanmayı istemektedir. Belediye olarak gerekli temizliği yaparsan, altyapıyı yaparsan senin kasabasını bok götürmez… Bunun dışında Çeşme'nin en önemli noktalarında tuvalet ve lağım kokusu vardır, oturamazsınız. Bu sorun 3-4 senedir var ve belediye başkanı yerinden kalkmadığı için bu kokuyu duyamıyor. 3-4 yıldır, “Çeşme'yi ve Alaçatı'yı marka haline getirdim” diyen bir belediye başkanı oturuyor. Başkan kalkıp arada bir kasabasını gezse, sokakların arasına girse, vatandaşla muhatap olsa zaten bunların hepsini duyacak ve bilecek. 

"PARALI TURİST ÇEKMEK ZOR"

Hedefler tam anlamıyla bu sezon için tuttu mu sizce? 

Çeşme bu sene pek iyi bir sezon geçirmedi. Rakamsal olarak oteller dolmuş olabilir ama bir gerçek var ki, yaz başında belediye ve emniyetin ortaklaşa aldığı müzik ve denetimler konusunda hiçbir karara uyulmadı. İnsanlar belediye ve emniyeti aramaktan helak oldu. Her aranan kurum karşı kurumun yetkili olduğunu söyleyerek, insanların sıkıntılarına çare olmadı. Çeşme'nin hedefi, belli bir ekonomik seviyenin üstündeki kitleye hitap etmekti. Zaten Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç'ın da bu konuda sözleri vardır, “Ekonomik durumu iyi olmayan buraya gelmesin, burada bir bedel ödenir” diye. Şimdi o bedeli ödeyen insanlar, biraz evvel bahsettiğim eksiklikleri, pislikleri görmek istemez. En son şu noktayı koyayım… Mart ayında bir seçim yaşayacak Çeşme. Gördüğüm kadarıyla Çeşme'de mevcut başkan adayıyla gidilirse, CHP'nin işinin zor olacağını söyleyebilirim.  

"FUARIMIZIN KİMLİĞİ ÇOK FARKLI"

İzmir Enternasyonal Fuarı hakkında ne söylemek istersiniz? 

İzmir Enternasyonal Fuarı (İEF), Türkiye’nin ilk fuarı… 90'lı yıllardan sonra bu fuar hızlı bir çöküşe girdi. Bunun sebebi de o dönemlerde fuarlarda yöneticilik yapanlar. Şöyle bir tezle İzmirlinin karşısına çıktılar. Dediler ki, “Artık dünyada bu tür fuarlar kalmadı. Bunun yerini ihtisas fuarları alıyor”. Evet, doğru ama İEF’nin ayrı bir kimliği vardı. Bana göre İzmir Enternasyonal Fuarı, bir aile fuarıdır. Ailenin tüm fertlerine, bu fuar hitap ediyordu. Şimdi 90'lı yıllarda o aklı evvel yöneticiler, çıkıp da ‘ihtisas fuarları’ demeselerdi, belki de fuar bu kadar kötü süreçten geçmezdi. Fuar yok olmaya doğru gidiyordu. Fakat Aziz Kocaoğlu hem yeni bir fuar alanı yaparak, hem de enternasyonal fuarına başka bir bakış açısı getirerek, son 3 yıldır Folkart ve Vestel ile birlikte çok farklı bir atılıma girdiler. 2015 sonrası rakamlara baktığımızda, ziyaretçi sayısında inanılmaz bir artış görüyorsunuz. Böyle bir enternasyonal fuar bu şekilde devam ederse, bu konudan anlayan insanlar içeriğiyle daha da oynarlarsa, İzmir Enternasyonal Fuarı 150 yılını çok rahat görür. İzmir Enternasyonal Fuarı'nın kimliğini iyi tanımlayıp, ihtisas fuarlarıyla mukayese etmediğimiz sürece, bu fuar çok güzel yaşar. 

Seçimler yaklaşırken Yıldırım Ulupınar, “CHP ittifakı yapmak lazım” çıkışında bulundu. Görüşleriniz neler? 

İttifak, 24 Haziran’da İYİ Parti'ye pahalıya mal oldu. Çünkü Türkiye'yi bölge bölge değerlendirmezseniz sonunuz böyle olur. Merkez sağ diye bir parti olarak yola çıktığınız zaman, Anadolu'nun hiçbir zaman CHP'yi benimsemediği bir gerçekken, onunla bir ittifak işine girerseniz, size oralarda oy verecek insanlardan oyunuzu alamazsınız. CHP ağzıyla kuş tutsa Anadolu'da alabileceği oy bunlar. Yerel seçimlerde de, bölge olarak düşünürsek ittifaklar belli yerlerde başarılı olur. 
Bu şehirde, bölgesine göre 10-11 arasında oy alan İYİ Parti söz konusu. AK Parti ile CHP'nin arasındaki oy farkına baktığımızda İYİ Parti'nin İzmir'de kilit parti olduğunu görürüz. İYİ Parti'nin burada ittifak yapmak istemesi kadar doğal bir şey olamaz. Görünen o ki İzmir çok iddialı bir seçime gidecek. AK Parti'nin yaptığı çalışmalardan gördüğümüz kadarıyla bu sefer İzmir'in içinden bir isim gündeme getirilerek, farklı bir algı oluşturulacak. İYİ Parti iddialı bir aday koyup, CHP'ye yüzde 10'luk bir yara açarsa, bunun büyük bir çoğunluğu yine CHP'den gitmiş olacak. İttifak, İzmir'de geçerli olabilir bu partiler adına. Ama bunun adını koymaları lazım. Nasıl bir ittifak düşünecekler? İYİ Partili belediye başkanları, CHP listesinden mi girecekler? Yıldırım Ulupınar gibi siyaseti çok iyi bilen birinden, bu formülleri en kısa zamanda ortaya koymasını beklerim Bunun bir an evvel geliştirip ortaya konulması lazım ki, çok az bir süre seçimlere kaldı. İnsanlar ona göre benimseyecek, kafalarında şekil oluşacak. 

Ligler 4.haftasında. İzmir takımları iyi gidiyor. Ne söylemek istersiniz?

Tüm takımlarımıza sezon hayırlı olsun. Göztepe süper ligde, Altay ve Altınordu 1.ligde, Karşıyaka, Menemenspor ve Buca alt liglerde. Fena başlangıçlar yapmadılar. Göztepe biraz soru işaretleri oluşturuyor, inşallah takım oturur diyelim. Her sene izmir takımları fena açılışlar yapmıyor ama nedense sezon sonunu getiremiyorlar. Temennimiz tüm takımlar sezon sonunda finali getirerek İzmir'in yüzünü güldürsünler. Özellikle 1.ligdeki takımlarımıza söylüyorum. Göztepe şampiyonluğa yönelik takım kurma düşüncesinde değil onlar daha hala temelleri sağlamlaştırmaya çalışıyorlar. Bu yıl Altınordu veya Altay'dan bir tanesini süper lige getiririz. Karşıyaka, Menemen'i 1.lige taşırız. Bu şekilde İzmir hakettiği futbol ekonomisine kavuşur. Ama stadlarla ilgili aynı iyimserlikte değilim. İzmir'e yapılan 3 stad çok güzeldir yapanlara da teşekkür etmek lazım ama ben hala bir İzmirli olarak neden bir Bursa'nın, Trabzon'un, Kayseri'nin, Antalya'nın, Eskişehir'in sahip olduğu stada neden biz sahip olmadık sorusunu sormaya devam edeceğim. 3 tane semt stadı yapılsın, takımlarımız orada oynasın ama İzmirli olarak yıllardır milli maçları İzmir'de seyredemedikten sonra, Avrupa şampiyon kupalarından bir maçı seyredemedikten sonra benim için İzmir'in stad sorunu bitmiş değildir. UEFA kriterlerinde 35-40 bin kişilik bizi kıskandıran diğer şehirlerdeki gibi stadlarımız olmadığı sürece İzmirli olarak 'İzmir'in stad sorunu çözülmüştür' diyemem. Bir zamanlar Atatürk Stadı'ndan dolayı milli takımlar şehri olarak geçen İzmir, ne yazık ki milli takımları izlemeye hasret kalmıştır. Bu gidişle daha çok uzun süre de hasret kalacaktır. Benim gözümde bu hasretin bitirileceği gün İzmir'in stad sorunu çözülmüş demektir. 

YORUM EKLE