Buruk bayram... 

Bu bayramı, sizi bilmem ama ben pek memnun olarak yaşamıyorum. 

Laf aramızda, milli veya dini bayramlarda, "bayram yazısı" için masaya oturmak meslek hayatımdaki 46 yıl boyunca hep zor gelmiştir. 

Çünkü, Bayram sevgi ve mutluluğu paylaşmaktır.. 

Dostları hatırlamaktır.. 

Huzuru yaşamaktır.. 

Olumsuzluklar ise Bayramları gölgeler.. 

Bu Bayramda da pek çok olumsuzluğu, üzüntüyü ve bitmeyen çekişmeleri yaşamak, sizi bilmem ama beni "tadı yerinde" bir Bayram yaşamaktan alıkoyuyor. 

Maalesef, geçmişte kalan tatlı bayram telaşlarının yerini bugün bir mutsuzluk, bir huzursuzluk, bir sevgisizlik almış durumda.  

Çünkü; her zaman insanlara "nefes alma" fırsatı yaratan bayramların artık eskisi gibi toplumsal birlikteliği, mutlulukların paylaşılmasını sağladığını söylemek bir hayli zor. 

Koronavirüs salgını hepimizin keyfini kaçırdı; bu bir.. 

Siyasi görüşü ne olursa olsun ülke siyasetinde yaşanan gelişmeler ile ekonomik güçlükler, her geçen gün ağırlaşan yaşam koşulları, iki.. 

Bu iki faktör, eski bayramlarda yaşanan keyifli günleri aratır hale getirdi. 

Ve bugün, bu Kurban Bayramını böyle bir ortamda yaşıyoruz maalesef!. 

Kurban Bayramı ile ilgili ilk anımsadıklarım ilkokula bile başlamadığım yıllara dayanır. 

60'lı yıllara rastlayan bu dönemde, ilk dini heyecanımı yaşamıştım. 

Rahmetli babam, elimden tutmuş, soğuk bir kış günü Karataş-Asansör'deki evimizden, Mithatpaşa Sanat Okulu'nun karşısındaki Hamidiye Camiye yürüyerek götürmüştü. 

Arabamıza binelim dediysem de; park sorunu, gösterişe gerek yok falan gibisinden laflar ederek reddetmişti. 

Ne dua biliyordum ne de namaz kılmayı? 

Fark etmez, bana bak, önündeki kişilere bak, ne yapıyorlarsa aynını uygula diye kestirip atmıştı. 

Bir de yürüyerek gittiğimiz için geç kalmış, caminin içinde yer de bulamamıştık. 

Elimizde seccadeler vardı, avluya serdik, bağdaş kurup oturduk. 

O yıllarda Mustafa Kemal Sahil Bulvarı falan yok. Deniz Hamidiye Cami'nin dibinde, rüzgar estikçe, dalgaların serpintisi olduğu gibi üstümüze vuruyor.. 

Zaten soğuk, bir de sanki yağmurda oturuyoruz gibi yüzümüze çarpan deniz suyu.. 

Zor dayandım ama dayandım işte.. 

Ve ben o yıl milli-dini bayramların ne anlama geldiğini, sabah bayram namazı, sonrasında ailedeki kutlamalardan ve sokağa taşan sevinç gösterilerinden anladım. 

Ve bu böyle yıllarca devam etti.. 

Düşünüyorum da; yılda iki kez; Ramazan ve Kurban Bayramlarında yaşanan ve paylaşılan heyecanlar, mutluluklar, sevgiler, yaşadığım yılların güzel anıları, şimdilerde hüzün olarak geri dönüyor. 

Çünkü; 

O günler ve yıllarda, hayatlarımızda bugün yaşamlarımızda önemli yeri olan sevimsiz ve ruhsuz dijital iletişim sistemleri yoktu.  

Uzaktaki akrabalar, arkadaşlar, sevgililer, telefon, telgraf ve kartpostallarla yakınlaşırdı. Şimdilerde otel niyetine kullandığımız büyük büyük siteler, kocaman rezidanslar, adında "şehir" kelimesi bulunan beton blok yığınları yoktu.  

Etnik ve dini kimliklerin dikkate alınmadığı, herkesin adeta komün hayatı yaşadığı küçük ölçekli apartmanlar, birbirlerini tanıyan komşular ve mahalleler vardı.  

Herkes için ortak payda; Bayramı bayram gibi yaşamaktı. 

Biz yaştakiler bu yaşadıklarımızı günümüzün moda deyimiyle Z kuşağına ne anlatmamız; ne de onların geride kalan mutlu bayramları anlamalarını beklemek mümkün.. 

Böyle bir lüksümüz yok.. 

Ama bunun suçlusu onlar değil, geçmişi bugüne yansıtamayan bizleriz. 

Bunu da unutmayın.. 

Hepinize bir kez daha korona virüsten uzak, sağlıklı, mutlu ve huzurlu bir bayram dilerim.. 

İnşallah seneye de bulaşmak kısmet olur...

YORUM EKLE
YORUMLAR
Yakup Uykutalp
Yakup Uykutalp - 2 hafta Önce

Anlam ve bağlamı önemi büyük olan dini bayramların eskiye göre tadı yok. Artık günümüz eski bayramları arıyor. Sevgi, saygı, hoşgörü, özlem, yaşanmışlıklar ve hüznü olduğu gibi yazınızda yansıttınız. Vefa'nın ne demek olduğunu hatırlattınız. Vefa artık İstanbul'da bir semtin adı. Hüzünlendim, özlem duydum, duygulandım. Teşekkür ediyorum. Sağlık, huzur ve mutluluk dolu iyi bayramlar diliyor, ellerinizden öpüyorum. Sevgi ve saygılarımla.

Gazete4.com İnternet Haber Portalı
Genel Yayın Yönetmeni
Yakup Uykutalp

Ramazan Abay
Ramazan Abay - 2 hafta Önce

İrdelemeniz muhteşem bana da rahmetlik babamın elimden tutup 50yılların ikinci yarısında camiye götürdüğü yılları hatırlatınız çok teşekkürler. Muhteşemsiniz sayın TÜRKMEN. Saygılar

Cüneyd Akalın
Cüneyd Akalın - 2 hafta Önce

Sağlıklı mutlu nice bayramlar dilerim

Haluk Tekin
Haluk Tekin - 2 hafta Önce

Çocukluğumda görmek için dua ettiğim 2 abim birde göz nuru ile kazanç sağlayan teyzem vede meşhur "eşek eti yemiş" seni gidi gidi diyen baboş ben çok özledim seni bilmem Baboşumun oğlu,Hayırlı bayramlar ellerinden öperim.