Bu yazı doktorlara yasak!..

Okuyanı kızdırabilir...

Bu yazı doktorlara yasak!..

Vallahi ben yazmadım...

Deli miyim?

Zaten 3 yılı buluyor, halk deyimiyle amansız hastalıkla mücadele ediyor; iki yılda 4 ameliyatla rekora koşmuş biri olarak, kemoterapisi, radyoterapisi, o oyu, yok buyu, yoğun bakımı derken...

Ve tüm bunlar yetmezmiş gibi; kimse kusura bakmasın, durduk yerde bir de doktorlarla kapışmaya hiç ama hiç niyetim yok.

Olamaz da...

Mümkün değil...

Olası değil...

"Yolcudur Abbas, Bağlasan Durmaz", vaziyetinde olmak bu yaşta işime gelmez...

Benimkisi, masumiyet kariyeri üzerinden doktoru, doktorla kapıştırmak gibi bir şey!..


***

Asla bir bayramlık yazı değil.

Hatta doktorların çoğunu kızdıracaktır. Aslında okumaları lazım ama, aynı zamanda okumalarını da tavsiye ederim!..

Yazarı Dr. Deniz Aslan...

Bir kez daha yemin ediyorum; noktasına virgülüne dokunmadım, hele tek bir satır ekleme yapmadım.

Ne yazıyorsa hepsi satırı satırına Dr. Deniz Hanım'ın görüşleri...

***

"Bilgisayarımı açtım; Bayramda millet tatile, denize, eşini dostunu, hısım akrabasını ziyarete, kurban kesmeye gidip keyif yaparken, ülkenin dört bir yanındaki hastanelerde; 2 bin 801,  Acil İstasyonunda; 5 bin 500, Ambulanslarda görevli; 22 bin doktor, 78 bin hemşire ve 30 bin yardımcı sağlık personeli ile hastalanacak insanlara müdahale için nöbet tutan sağlık personeli ile ilgili bir şeyler yazacaktım...

Uzman doktor saatlik nöbet ücretinin bir paket sigara fiyatı dahi olmadığını, hemşirenin yarım paket alamadığını, diğerlerinin sigara paketi almak için 24 saat nöbet tuttuğunu falan yazacaktım...

Sonra 'sigara olmaz, sağlık personeli sigara içmemeli. İçse de halka göstermemeli' dedi içimden bir ses!..

'Bence onların da normal insan gibi herkesin yediği içtiği şeyleri yiyip içtiklerini, herkes gibi yemek, içmek, bunları deşarj noktalarından çıkarmak, oturmak, dinlenmek, uyumak gibi ihtiyaçları olduğunu, pek çoğunun zararlı olduğunu bilmesine rağmen sigara içtiğini göstermelisin' dedi başka bir ses(!)

Sesler aralarında tartışırken facebook'tan bir bildirim geldi.

Acildeki kanlı sedye ile ilgili yazdığım yazıya bir okur;

'İyi yazıyorsunuz da, Acil'e gidiyorsun önünde 100 kişi var, 1 doktor bakıyor!

Sağlık Bakanlığını arayıp şikayet ediyorsun, anında 3 doktor çıkıp hastalara bakıyor. Bir de böyle bir durum var' demiş...

Ne yazıyor olduğumu unuttum.?

Vatandaşa cevap vermemek olmazdı, ben de aşağıdaki cevabı yazdım:

'Bence az yapıyorsun kardeşim. Sağlık Bakanlığını ara; şimdi ben hastayım, taaa hastaneye mi gideceğim! Ben vatandaşım, Allahıma size oy vermem ha!' de, Sağlık Bakanlığı evine tam teşekküllü bir hastane göndersin.

Saçından gö..ne her tarafına (Gözüne) baksınlar...

10, 20. 30 bin bakımı yapsınlar, ölmüş olanı diriltsinler, grip olana sarı serum, başı ağrıyana macecik, gö.ü ağrıyana merhem sürüp rahatlatsınlar.

Sağlık Bakanlığı bu yapacak!

Acile günde 3 bin kişi gitmişmiş, önemli değil.

Vatandaş bu bakılacak!

Bu gidenlerin yüzde 80'i acil değilmişmiş...

Önemli değil bakılacak!

Yahu 350 milyonluk Amerika'da bir yılda Acil'e başvuran kişi sayısı 130 milyon, 85 milyonluk Türkiye'de 110 milyon!

Ya Amerikalılar geri zekalı, ya biz Acili gereksiz yere meşgul ediyoruz değil mi?

Sonra da 'önümüzde 100 kişi var, bir telefon ediyoruz, anında 3 doktor çıkıyor' diye yazıyorsunuz.

Bir bakın bakalım; o 100 kişiden kaçı gerçekten acil?

***

Bence telefon ettiğinde kırmızı halı da serilmeli, hasta törenle karşılanmalı, anında 60 kişilik bir ekip ile her şeyine bakılmalı!..

Vatandaş bu; isteyecek, şak diye önüne konulacak...

Bir dava açıyorsun; 3 ay sonraya gün veriliyor. Yiyorsa oradaki hakime; 'lan küçücük bir dava için 3 ay sonraya gün olur mu?' de bakalım.

Adalet Bakanlığı şikayet hattı var mı?

Var!..

Anında 3 hakim çıkıyor mu karşına? Çıksa o 3 hakim seni bir güzel araya alır mı?

O hakimler adli tatil diye senede 3 ay memleketin en güzel yerlerinde dinlenirken senin sesin çıkıyor mu?

***

Bankaya gidiyorsun; önünde 200 kişi, bankanın genel müdürünü arıyorsun, anında 5 kişi daha çıkartıyorlar değil mi?

Yoksa tıpış tıpış, ses çıkarmadan bekliyor musun?

Vergi yatırmaya gidiyorsun, önünde bir sıra bir kuyruk, Maliye Bakanlığını arıyorsun, şak diye 3 memur daha çıkartıyor karşına, değil mi?

Değil!

Bir tek Sağlık Bakanlığında var bu!..

Niye var?

Çünkü doktorlar geri zekalı!

Vallahi geri zekalı...

Bakmayın onların öyle yüksek puan alıp 2 milyon arasında ilk 20 bine girdiklerine. Eşek gibi çalıştır onları, gıkları çıkmaz.

Mesela bir musluk ustası gelip senin işin için 1 saat uğraşsa kaç lira alır? En az 100 lira.

Peki bir uzman doktor? Hadi tahmin et?

Saat başı 20 lira civarı!

Yazı ile yazıyorum; yirmi lira yirmi!..

Sen böyle ucuz işçilik gördün mü?

Sağlık Bakanlığı şikayet hattı anında her vatandaşa açık.

Sağlık Bakanını (1. doktor, Baş doktor) arıyorsun...

O da Sağlık Müdürü (2. doktor)'nü arıyor...

Sağlık Müdürü Başhekimi arıyor (3. doktor)...

O da Acil sorumlusu doktoru arıyor (4. doktor).

Acil sorumlusu Acil doktorunu (5. Doktor) arıyor...

Şaakk! üç doktor girdikleri deliklerinden çıkıp anında sarı serun bekleyen, 3 aydır ağrıyan dizi bu gün az daha ağrıdı diye gelen, eti keserken düşüncesizce, tedbirsizle kendini kesen, pek çoğu acil olmayan vatandaşın işini anında hallediyorlar!

***

Sizin de gördüğünüz gibi tam 5 doktor 'yahu bu vatandaş bizi şikayet etti ama hakikaten biz haksız mıyız acaba?" diye düşünmüyor bile..

Vatandaş boş yere şikayet etmiş olsa bile kimseden tısssss yok?

***

Neden?

Çünkü doktorlar geri zekalı!

Vallahi kimse kusura bakmasın ama öyle!..

Matematik, fen sorusu çözüp yüksek puan almak insanın fen zekasının, matematik zekasının iyi olduğunu gösterir.

Onlar zeki olsa ne olur? Önüne ne korsan, yer! Yiyorlar da zaten.

Ama, 'Biz niye bu durumdayız, yaptığımızın karşılığını alıyor muyuz?" diye düşünmek yaşam için gerekli olan beşeri zekanın göstergesidir.

O da biz yok!..

***

Güya bayramda nöbet tutan 130 bin sağlık personeli ile ilgili bir yazı olacaktı, nerelere gitti...

Bari, 'fedakarca görevini yapan tüm sağlıkçıların bu vesile ile bayramını kutluyor, kolaylıklar diliyorum' diyeyim de hiç olmazsa bayram günün yazısı diye okusunlar...

YORUM EKLE