Boyozu İzmir markası yapan Müsevilerdir

Karataş-Asansör-Salhane'de (yeni adıyla Yalı-Asansör durağından sonra gelen, Mektupçu'dan önceki semt) doğup büyümüş olan bir İzmirliyim.

Bu kentin 60'lı yıllardan sonra pek çok güzelliğini yaşadım.

Bugün çoğu geçen yılların içinde yok olup giden İzmir'e özel değerlerdi.

O dönem Karataş Lisesi, orta okuldu.

Liseye ya Atatürk ya da Namık Kemal'de devam edilirdi.

Neyse konumuz bu değil.

*

Bugün sizlere yüzyıllardır İzmir ve çevresinde tüketilen "boyoz"u anlatmak istiyorum.

Boyoz aslında bir Musevi yiyeceğidir.

Zaten bugün artık kullanılmasa da geçmişte boyoza "Yahudi Böreği" der, öyle bilir öyle yerdik.

Çocukluğumun, gençliğimin geçtiği Karataş-Asansör-Yalı, Karantina yerleşkelerinde Müsevi nüfusu çok yoğundu.

Mahalle büyüklerinden dinlediğime göre 40'lı yıllardan sonra bu semtler Müsevilerin oturduğu bölge haline gelmişti.

Orta gelir grubu Müseviler burada, zenginleri ise Alsancak'ta yaşardı.

Bir bilgi daha; Asansör'de bir Havra ve Müsevi Okulu karşılıklıydı ve uzun yıllar Müsevi cemaatine hizmet vermiştir.

Müsevi okulu şimdi yok ama Havra hala dimdik ayakta ve hizmet veriyor.

*

Çocukluğumda arkadaşlarımın yarısından çoğu Müsevi kökenliydi. İç içeydik. İbranice konuşmazlardı. Hepsi Türkçeyi mükemmel konuşurlardı. Aralarında yaptıkları konuşmalara "Müsevice" derdik.

Aslında kullandıkları dil, İspanya'dan Anadolu'ya geldiklerinde kullandıkları "Judeo" olarak bilinen İspanyol diliydi.

Günlük yaşantılarında bu dili kullanırlardı. İster istemez birlikte yaşayınca bize de öğrettiler. Örneğin ben hala ana dilim Türkçe gibi konuşamıyor olsam da "Müsevice" dediğimiz İspanyol Judeo dilini kelimesi kelimesine anlayabiliyor, sıkışırsam çat-pat da derdimi anlatabiliyorum.

Bu arkadaşlarımın çoğu, 16 yaşına geldiklerinde İsrail Hükümetinin çağrısı üzerine askerliklerini yapmak, orta doğuda savaşmak için ana vatanlarına gittiler.

Bağlarımız koptu...

*

Neyse biz yine dönelim Boyoz'a..

Bu yiyeceğin kökeni Sefarad kültürüne dayanır.

Sefarad kökenli Musevilerin İspanya'dan gelirken yanlarında getirdikleri bir ürün olan boyoz, doğal olarak yalnızca Ege Bölgesi'ne has bir ürün değildir.
Seferad Yahudileri, Ege Bölgesi başta olmak üzere İstanbul ve Anadolu'nun pek çok yerine dağıldıklarında da boyozu Anadolu halkına tanıtmışlardır.
Ama boyoz sadece İzmir ve çevresinde beğenilip, ticari bir ürün haline gelebilmiştir.

*

Kimse kusura bakmasın, bugün satılan boyoz, Müsevi Böreği dediğimiz boyozlara hiç mi ama hiç mi benzemiyor.

Hakiki boyozu yıllarca keyifle yediğim için olacak, bugünün ürünlerini kesinlikle kesinle beğenmiyorum ve eskisi gibi çok sık yemiyorum da.

Çünkü boyoz, bugün satılanlar gibi adeta milföy hamurundan imal edilmiş bir börek asla değildir.
Keşke şansınız olsaydı ve keşke yaşıyor olsaydı da, efsanevi Boyozcu Avram'ın boyozlarından yemek nasip olsaydı herkese.
Ben çok yedim.

Kemeraltı'nda bulunan fırınında yaptığı boyozun hastası ve sürekli müşterisiydim. Ayrıca Avram Usta'nın boyozları, camekan kutular içinde mahallelerimizde tıpkı "gevrek" gibi Müsevi satıcılar tarafından "Hadi geldi sıcak boyoz" nidalarıyla satılırdı.

Avram Usta İzmir'de çok ünlüydü. Hatta Avram usta öldükten sonra çok sayıda fırın bu üne sahip çıkarak kendi ürünlerini "Boyozcu Avram'ın boyozları" adı ile satmışlardır.

*
Bu kadar ünlü ve yaygın bir yiyecek olan, bugün özel bir Festivali bile yapılan boyoz sözcüğünün anlamını bulabilmek için Yahudilerin 1492 yılındaki İspanya'dan Anadolu'ya gerçekleştirdikleri göçe dönmemiz gerekiyor. Seferad olarak anılan bu Museviler, yolculukları sırasında yanlarında sadece inançlarını değil,
aynı zamanda kültürlerini de getirmişlerdir.
Aslında boyoz sözcüğünün kökenini İspanyolca'da aramak gerekmektedir.
Bu arayış bizi Bollos sözcüğüne götürür. Bu sözcüğün okunuşu ise aynıdır, boyos...

*

İspanyolca'da yan yana kullanılan iki "L" harfi "Y" olarak okunur.
Bu nedenle bilgisayarda boyoz konusunda araştırma yapmak için "boyoz" kelimesi girildiğinde tek tük bilgilere ulaşılabilirken; "bollos" kelimesi ile arama yapıldığında, hemen hemen tamamı İspanyolca binlerce bilgiye ulaşılabilir.

Bunun nedeni boyozun hala İspanya ve ilişkili ülkelerde popüler bir yiyecek olmasıdır.

*

Günümüzde, İspanya'da, Güney Amerika ülkelerinden Şili, Arjantin ve Peru'da yaygın olarak tüketilen boyoz, bizden farklı olarak şekerli de üretilmektedir.
Ancak İzmir'de de boyozu tahinle yapan yerler mevcuttur. Bu nedenle bu tür boyozların şekerli bir tada sahip olduğu unutulmamalıdır.
*
Akademik bilgiler ne olursa olsun boyoz; İzmir ve Ege kültürünün ayrılmaz bir parçasıdır. İster sabah,
ister akşama doğru; havaya yayılan enfes kokular İzmirlilere açlıklarını hissettirir.
Damaklarda yayılan lezzeti, yerlere dökülen parçaları yüzlerce yıldır bu topraklarda, eşsiz Ege kültürünü yaşatır.
Taze boyozun sıcak sıcak fırından çıktığı andaki dumanıyla, lezzetiyle, yanında bir bardak demli çayla keyfine doyum olmaz...

YORUM EKLE
YORUMLAR
Nedret Utku
Nedret Utku - 1 hafta Önce

Alsancak ta taze sıcak olur da fena olmuyor ancak dönmüş u berbat oluyor cesmedeyiz deneyim dedim berbattı

Yahya zibil
Yahya zibil - 1 hafta Önce

Hamdi, bende asansör çocuğuyum Dario moreno evi denilen evde doğdum büyüdüm, bir şeyi unuttun hatırlatayım dedim boyozun yanında fırında yumurtayı ? ( bu arada Dario o sokakta hiç yaşamadı artık kim uydurduysa !)
Saygılarımla