Beş yıl çabuk geçer ama...

Yerel seçimlerin sonunda manzaralar klasik.
Yeni başkanların kimi makam odasındaki kapısını söktü,
Kimi masasını kaldırdı, kimi de müdürlere tahsis edilen
Resmi araçları belediye garajına çektirdi.
Siyasetin havası buram buram halkçılık kokuyor.
Birlik, beraberlik, düğün dernek atmosferi tam gaz devam. 
***
Peki ya 5 yıllık sürecin devamında neler göreceğiz?
İşte bütün mesele bu...
Elbette her vatandaşın beklentisi,
Halkçı tavrın sürmesi, sosyal projelerin devamı
Ve yaşanabilir, sağlıklı kentlerin ortaya çıkmasıdır.
Hısım, akraba, partili, hemşeri, mezhepçi yaklaşımların
Yanımıza, yakınımıza yaklaşmamasıdır.
***
Tabii başkanlarımızın da geçmişten ders çıkarması hiç fena olmaz.
Örneğin kendi fotoğraflarını boy boy afişlere, bayraklara,
Tablolara astırmalarının bir anlam ifade etmediğini,
Görev süreleri dolduktan sonra tüm bunların çöpe gittiğini bilmeleri gerekir.
Bir laf vardır; At ölür meydan kalır, yiğit ölür namı kalır...
Bugün kentin sağında solunda Ahmet Piriştina heykelleri yok belki ama namı var.
İzmir için var gücüyle çalışmasına yönelik hatıralar var.
Keza beğensek de beğenmesek de Aziz Kocaoğlu'nun ardında da
Bugün Fuar İzmir, Sasalı Doğal Yaşam Parkı, uzatılmış metro hatları
Ve daha birçok eser yer almakta.
***
Velhasılıkelam sayılı zaman çabuk geçer,
Hele hele beş yıl çok daha hızlı geçer sevgili yeni başkanlar.
İyisi mi şimdiden kolları sıvayın ki,
Kentinize damga vururken, siyasette de namınız, rütbeniz yükselsin.
Hiç olmadı ardınızdan "Bu şehirden bir başkan geçti" desinler.
Ne kadar şucu bucu olduğunuzu söylemeyin, yaptıklarınızla gösterin.
İyisi mi bugün söktüğünüz kapılar,
Yarın açılışını yapacağınız tesislere,
Dokunacağınız yüreklere dönüşsün.

YORUM EKLE