Atanızı hisseder misiniz?

Şüphesiz Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve Ulu Önderi Mustafa Kemal Atatürk’tür ve her Türk çocuğu, içinde, O’nun karakterinden izler taşır. Mesela “Ata” kelimesini duyduğumda ilk Atatürk gelir aklıma...

O’na karşı hayranlığım ve tarifi imkansız vatani duygularımın nedenini ancak etrafındakilerin anlattığı anılardan bulmaya çalışıyorum. Her anısını okuduğumda kendimden bir şeyler buluyorum sanki... Nasıl anlatayım; kendimi, duruşumu daha çok çözüyorum... İşte size bir anısı;

Hayranı olduğum Sayın Hanri Benazus’un “Atatürk Anıları” adlı kitabından...

Sen Okumuşların Sözüne İnanırsın
 

Niyazi Ahmet Banoğlu’nun anılarından..


Mustafa Kemal Paşa’nın Etimesgut Köyü’nde yaşlı bir dostu vardı. Adam eski Rumeli göçmenlerindendi. Mustafa Kemal Paşa ile senli benli konuşurlardı. Fidan dikme ve Ankara’yı yeşillendirme merakı Mustafa Kemal’i her gün çiftliğe çekiyordu.


Toprakların bir bölümünde yapılan her türlü denemelere rağmen ağaç tutturulamamıştı. Mustafa Kemal ısrarla toprağı tahlil ettirip, çeşitli fidanları diktirtiyordu. Hiçbiri istenen ve beklenen sonucu vermiyordu. Mustafa Kemal’in bu işle çok uğraştığını gören Etimesgutlu yaşlı adam bir gün şöyle
der:
 

-A be Paşam! Zor işlerden hoşlanırsın, olmayacağı oldurmak istersin. Fidan tutmaz niçin bu kadar zorlanırsın?
 

Mustafa Kemal kestirip attı:
 

-Madem ki topraktır, mutlaka tutacak.
 

Yaşlı adam:

-Benim toprak dediğime bakma, toprak dedimse, söz gelişi söyledim. Burası toprak olsaydı dediğin doğruydu. Fakat bu toprak değil ki...

-Ya nedir öyleyse?

-Kayadır!

-Amma da yaptın ha! Bunca ziraat mühendisi baktı, “topraktır” dediler!

-Ne dediler bilmem. Fakat onlar ha bire toprağın yüzünde dolaşıyorlar. Oysa bu ince yüzün alt tarafı, boydan boya düpedüz kayalıktır. İnanmazsan kazdır.

Mustafa Kemal bu cahil ama toprağın dilinden anlayan adamın sözünü dinledi. Toprağın değişik yüzeylerini kazdırdı. Nereye kazma vurulduysa, otuz kırk santim altta, yekpare sert bir kaya ortaya çıktı.

Mustafa Kemal yine sordu:


-Neden bunu şimdiye kadar bana söylemedin?


-Sen okumuşların sözüne daha çok inanırsın da ondan!


Mustafa Kemal şöyle dedi:


-Bu sözün doğrudur, ben okumuşların sözüne daha çok inanırım. Fakat bu yaşa kadar toprakla uğraşan sana da inanırım. Çünkü bu işte sen de “okumuş” sayılırsın!”


Saygıyla ve sevgiyle anıyorum...

YORUM EKLE
YORUMLAR
Burhan Karacan
Burhan Karacan - 2 hafta Önce

Okumak ilim ve bilimdir, hayat okulu ise her ikisinin piştiği fırındır.