Alaçatı'yı terk ediyorlar!

Olacağı buydu; oldu da…

Pek çok tatilci; konumu, doğal yiyecekleri, otantik sokakları, butik otelleri, özel kahvaltı ikramları, denizi, kafeleri, rüzgar sörfü spor merkezleri, bozulmayan mimarisi, şık restoranları ile bir dünya turizm merkezi Alaçatı’yı, "gürültü" nedeniyle tatilciler terk etmeye başladı.

Pek çok kişi, rezervasyonlarını erken sonlandırıp konakladıkları otellerden ayrılıyorlar.

Alaçatı Turizm Derneği Başkanı Korkut Denizeri, o kadar haklı ki; “Birbiri ardına açılan gece kulüpleri, hem açık havada sabaha kadar yaptıkları müzikle Çeşme’nin gözbebeği Alaçatı’nın kimyasını değiştirdi” diyor.

Doğru bir tespit.

Çünkü; Alaçatı Köyiçi yaşanmaz bir hale geldi…


***


Deyim yerindeyse Alaçatı’da tam bir "kanunsuzluk saldırısı" var.

Adamın canlı müzik ruhsatı yok, mekanda bangır-bangır gürültü…

Ne soran var, ne de ilgilenen…

Denetim mi?

Yapılıyor ama, nedense denetimcilerin geleceği günü saati tüm mekan sahipleri, gaipten ses alıyor olmalılar ki biliyorlar(!..)

Hemen müziğin desibeli kısılıyor, yasal değerlere, hatta “Aferin” almak için daha da aşağı indiriliyor…

Denetim bitti; o gürültü, o kargaşa yine aynı, tam gaz devam.

Çare yok mu?

Var…

Başkan Ekrem Oran kararlı olmak zorunda.

Kıvırmayacak; herkese mavi boncuk dağıtmayacak.

Gelene eyvallah, gidene eyvallah asla demeyecek.

Yasa ne diyorsa o…


***


Çeşme, Alaçatı, Didim, Kuşadası, Foça, Dikili, Bodrum, Marmaris; tüm Ege kıyılarında her yerde, canlı müzik; işletmelerin açık alanda ne insanların psikolojisini bozacak kadar yüksek seste, ne de gece çok geç saatlere kadar yapılamaz.

Yapılamamalıdır…

Gece en gaç saat 01:00’de sonra müzik yayını sınırlarına mutlaka uyulmalıdır.

Çözümü, çok ağır cezalardır.

15-20 bin liradan az olmamak üzere kesilecek para cezası ve anında kapatma kararı, tek caydırıcı unsurlardır.


***


 Tatil beldelerinde, gürültü denetimleri, Çevre ve Şehircilik il müdürlüklerinden belediyelere verilmelidir.

Çünkü, devlet memurları bu işin üstesinden gelemiyorlar.

Valiler ve kaymakamlar bu görevi yerel yönetimlere bırakmalıdırlar.

Nedeni basit; adam yaz sezonunda “cep doldurmaya” geliyor.

Tek kaygısı bu.

Özellikle yeni nesil işletmeciler.

Dünya umurlarında değil.

Otele dünya kadar para ödemiş, insanlar tatile gelmiş, günün yorgunluğunda bir-iki kadeh içtikten sonra şöyle bir güzel uyuyacakmış…

Ya da evde küçük çocuk, yatak-döşek hasta yatan varmış…

Hani terbiyesizce bir deyim vardır; adamın bilmem nesi, bilmem nesine denk denir.

Alaçatı’da ne yazık ki durum böyle.


***


Bizde, canlı müzik izni ve denetimden adı, çevre kelimesi geçen bir kurulun sorumluluğunda.

Adı, Mahalli Çevre Kurulu!..

Son aldığı kararlarından biri ne biliyor musunuz;

Çeşme’de 24 saate varan çalışma ve gürültü yapma hakkı!..

Komik desem, karşılığı bu değil.

Yazık desem, az!..

O zaman diyeceğimi söyleyeyim de rahatlayalım…

Çobansız köyün k..pe.le..ri ancak böyle bir karar alabilir!..


***


Şimdi; bir tavsiye…

Benim değil, Türkiye’nin gururu olan, dünyaca ünlü piyanistimiz Fazıl Say’ın…

Şöyle diyor:

“Gittiğimiz mekanlarda genelde müziği ya kıstırıyoruz ya da kapatılmasını rica ediyoruz. Buna mekandaki herkes de mutlu oluyor. Müzik her yerde sonuna kadar açılıyor.

Sevdiğin - sevmediğin müzik, ne müziği olduğu hiç mühim değil, konu şu; insanlar müziği dinlemek istedikleri zaman dinlemeli, istemediği zaman, müzik zedeleyen bir gürültüdür.

Çok usul arka planda esintisi gelse yeterlidir. O da iyi müzik olmalı…

Kimsenin hakkı yok buna, insanlar sormuyor böyle bir şey, restoranda, cafede, plajda her yerde... bu sanki kuralmış gibi sonuna kadar müziği açmak, bütün mahalleye duyurmak…

Hayır yok öyle bir şey. Yok…

Kısın müziklerinizi, gündüz de, akşam da. Kimsenin hakkı yok 470 metre uzaktaki adamın duyacağı desibelde müzik çalmak. 
Müziği kıstırdığımız her yerde insanlar bize “Allah razı olsun” diyor, çünkü sohbet bile edemiyor kimse.

Kahve içmeye gelmişiz, bağırarak konuşmak zorunda kalıyoruz, duymuyoruz söyleneni, yok öyle bir şey.

Buna her tür müzik dahil, dün bir yerde klasik müzik bile kapattırdım, iyi müzikti ama işte, biz dikkatimizi ona vermeye gelmemişiz ki kardeşim, biz muhabbete gelmişiz, iyi müzik dinlemek istediğimizde, kapanırız köşemize dinleriz, iyi müzik dikkat gerektirir, emek ve ruh gerektirir… Devrim yapalım..

Kıstıralım sesi…

Ses kirliliğine karşı isyan. Tek yol devrim...

Ha bir de; bu işletmeler, acaba veriyorlar mı telifleri?..

Haklısın Sayı Say…O da, başka bir sorun…


***


Ey, Çeşme Belediye Başkanı Ekrem Oran…

Seçim öncesi Alaçatı’da insanlara, seçmenlerine söz vermiştin.

Eskiden Meclis üyesiydim. Davul biz de tokmak başkasında demiştin…

Şimdi davul da sende, tokmak da…

Çal bakalım da görelim!..

YORUM EKLE
YORUMLAR
Gülten Akar
Gülten Akar - 6 gün Önce

Yazdıklarınız gerçekler.Alaçatı’yı yok ediyorlar.
Çok üzülüyoruz.

Yılmaz Ceylan
Yılmaz Ceylan - 7 gün Önce

Bu Çeşme neden sizi bu kadar rahatsız ediyor sizce tatile dinlenmeye gelen turist Alaçatı Çeşme bölgesini tercih edermi ben soyleyim etmez. Eğer sabaha kadar eğlenmek istiyorsa o zaman bu bölgeyi seçer
Eğer yüksek sesli mekanlar tıklım tiklimsa bırakın o insanlar mutlu ki ordalar bırakın mutlu olsunlar
Diyelim tatile geldiniz İngiltere'den bir mekana girdiniz herşey güzel pahalı ama mutlusunuz müzik yüksek herşey yolunda polis geliyor kimlik kontrol ses kesildi 1 saat sonra ses açıldı yeni atmosfer yakalanacak iken yeniden polis bu sefer narkotik Kom ortak gelmişler arama var birdaha gelmezsin tatil rotasından cikarirsin TV de haber çıksa değiştirsin bırakın insanlar mutluysa mutlu kalsın
Ha siz evde uyuyamiyorsaniz bunu dert ediyorsanız bütün turizm dünyası ile uğraşmak yerine sakin bir yer seçip hayatınızı surdurebilirsiniz saygilar

ayşe tatari
ayşe tatari - 2 gün Önce

Geçen akşam bir sergi açılışı için gittim. Hacı Memiş’e zor vardım. Saat 21.30 sokaklar meyhane olmuş müzik her dükkan ve mekan ayrı bağırtıyor, yürümek ne mümkün madalardan yürünecek yer yok, çocuk arabaları insanın ayağına takılıyor, bir doksta iki iskemlesi olan bir kafeye ilişip bir soda içtim 10. tl ...Ve arkama bakmadan oralardan kaçtım...