AK Parti gerilerken, CHP yerinde sayıyor

“Ana muhalefet AK Parti’nin oylarına bakıp halay çekmesin, senin oyun yerinde duruyor”

AK Partinin anketleri çok konuşuldu. Bu yapılan anket çalışmalarını ve sonuçlarını nasıl yorumluyorsunuz? Bir algı mı yaratılmak isteniyor? Erken Seçim iddiaları da sıklıkla gündeme geliyor…

48 yıllık gazetecilik yaşamımda şunu da çok net görüyorum ki; Türkiye’de erken seçim lafı ortaya atıldığı zaman belli bir süre sonra bu laf gerçeğe dönüşüyor. Bugüne kadar gerçekleşmediğini görmedim. 

AK Parti’nin oylarına gelirsek; şu an Türkiye’de bütün sektörler kötü durumda. Hükümetin almış olduğu inşaat ve otomotivdeki düşük kredi imkanlarıyla belli sektörler canlandı. Ama esnaf gibi, küçük esnaf, orta ölçekli kobiler şu anda  çok kötü durumdalar. Bunların elbette anketlere yansıması da doğaldır. O bakımdan dolayı, bugünlerde anketlerde AK Parti’nin oyu düşük çıkabilir. Mühim olan muhalefet ne kadar yükselebiliyor? Buna baktığımız zaman muhalefette bir yükselme görmüyoruz. Dikkat edilmesi gereken nokta bu. Kararsızların oranı neredeyse yüzde 24, yüzde 26’lara çıkıyor ama muhalefet bu ortamda beklediği oyu alamıyor. Bir tek gördüğüm İYİ Parti’de kıpırdama var, MHP’de gerileme var. Esas olan ana muhalefet partisinde herhangi bir patlama yok. Düşünülmesi gereken konulardan biri de bu. Neden CHP gerekli atılımı yapamıyor? AK Parti’nin yüzde 30’lu rakamlara düştüğünü söylüyorsunuz, CHP’de yüzde 20’li rakamlarda. Niye CHP yüzde 40’lı rakamlara gelemiyor, 30’lu rakamların üstüne çıkamıyor? O zaman belli bir seçmen kitlesi kenara çekiliyor. Diyor ki; ‘ben seçimlere kadar gözlemci olacağım, eğer bu hükümet yeniden ortamı düzeltirse ben yeniden kendi tarafıma geçerim. Eğer dönemezse, ben o zaman başımın çaresine bakarım.’. O bakımdan dolayı anketler günlük verilerdir, bugünü bize gösterirler. Ama şu anda biz şunu söyleyemeyiz; AK Parti iktidardan kesin gidiyor. Çünkü bunu söyleyebilmemiz için muhalefetin aldığı rakam toplamı yüzde 51’in üzerine çıkması lazım. Şu an öyle bir şey yok. Ben, bir erken seçimin gündeme getirileceğini düşünenlerdenim. Onu da açıkça söyleyeyim. Bir erken seçim yaşayabiliriz 2021’de. Çünkü bu seçim kanunlarının hazırlanması bana göre bunun göstergesidir. O gün geldiğinde yapılacak anketler bize gerçeği söyleyecek. Yani burada ana muhalefet AK Parti’nin oylarına bakıp halay çekmesin, senin oyun yerinde duruyor. Sen, AK Parti yüzde 15’e yakın oy kaybetti diye seviniyorsun ama o yüzde 15’ten sana gelen yüzde 1 – 2 yok. O zaman sende otur düşün. Senin sevinmeye hakkın yok. 

“Bu iş henüz bitmedi”

İzmir pandemi sınavını nasıl verdi?

Geldiğimiz noktaya baktığımız zaman öyle bir hava yaratıldı ki sanki bu virüs ortadan kalktı. Birçok bilinçli insanı bu rahatsız ediyor. Özellikle kafeterya gibi, restoranlar gibi toplumun bir araya geldiği yerlerde bu hakikaten rahatsız edici bir durum. İnsanların bir işi yoksa, herhangi bir dışarıda yapacağı sorumluluğu yoksa sokağa çıkmaması lazım. Çünkü daha ne aşısı bulundu ne de ilacı bulundu. Yani dünya bu işten bu kadar korkuyor ve çekiniyorsa bu iş henüz bitmedi. Onun için bunu yeniden İzmir’de Türkiye’de azdırmamak için, geçtiğimiz 3 ayda dikkat ettiğimiz konuların hepsine bugünde dikkat etmeliyiz. Sonunda bana bulaşmaz mantığını ortadan kaldırmamız lazım.

“Türk tarımının derhal kendine yeter hale getirilmesi gerek”

Pandemi sürecinden ne gibi dersler çıkardık?

Ben iki tane dersi önemsiyorum. Bir eğitim: Eğitim sistemimizle ilgili bir ders çıkarmamız lazım. Cahil yetiştirmekle bu işlerin ne kadar kötü olacağının görülmesi lazım.

İkinci en önemli olay ise tarımda bir ders çıkarmamız lazım. Geçtiğimiz 3 ayın ilk 1 ayına bakarsak, hafızamızı tazelemek lazım. Belli ülkeler ihtiyacımız olan gıda türlerini bize satmayacağını söylediler. Mesela Rusya sana buğday satamam dedi o dönemde. Ve bunun gibi daha birçok ülke önce kendi vatandaşını düşüneceğini söyledi ki bu da doğal zaten. Şunu hissettim ben bir vatandaş olarak, paramız da olsa eğer böyle bir durumda bize dışarısı buğday, nohut, fasulye, saman, mercimek gibi ürünleri satın alamazsak, ki patates bile satın aldık dışarıdan, bizim durumumuz ne olacak? Türkiye’nin bu işten çıkaracağı ikinci en önemli ders, tarım konusunda derhal çok radikal kararlar alarak bu 3-5 sene içinde Türk tarımının derhal kendine yeter hale getirilmesidir bana göre.

“Dış turizmde büyük kayıplarımız olacak”

Peki, turizmi nasıl değerlendiriyorsunuz?

İç turizmde bir hareketlenme var. Başta Çeşme ve Bodrum olmak üzere bir hareketlenme görüyoruz. Ama sonunda senin paran bana gelir, benim param ona gider. Bizi zenginleştirecek olan para dışarıdan gelen paradır. Görünen o ki dış turizm bu sene çok kötü gidiyor. İç turizmin hareketlenmesi güzel bir şey ama Türkiye’ye lazım olan yabancı turist ve yabancı para.

Özetle Türkiye bu sene dış turizmde umduğunu değil, düşündüğü rakamın yüzde 15 – 20’sini bulursa bana göre Türkiye için başarılı bir rakam olur. Onun için iç turizm tamam ama ne yazık ki dış turizmde büyük kayıplarımız olacak.

YORUM EKLE