Açlık duygunuz gerçek mi?

Sevgili Ben Haberciler

Bugün sizlere üzerine düşünmenizi istediğim önce bir kaç soru sorayım.

Neden yemek yiyoruz?

Hissettiğimiz yeme dürtüsü fizyolojik yani gerçek mi?

Hissettiğimiz yeme dürtüsü duygusal yani sanal mı?

Şimdi biraz bu konulardan ve yeme davranışlarımızın duygularımızla olan bağlantısından konuşalım.

Sıklıkla ve hatta durmadan bir şeyler atıştırmak yemek veya içmek istiyorsanız, herhangi bir stres unsuru sevinç üzüntü veya duygu değişimi karşısında kendinizi buzdolabının önünde veya bir şeyler atıştırırken buluyorsanız bu yazımı mutlaka okumalısınız.

DUYGUSAL AÇLIK NEDİR?

Herhangi bir duygunun çözülememiş veya doyurulamamış olması halidir. Sevgi, öfke, kıskançlık, başarı, değer, beğeni, umut ve benzeri herhangi havada kalmış çözülememiş veya yüzleşilememiş bir duygunun yansıması duygusal açlıktır.

Eğer duygularınızı doyuramazsanız tanımlayamaz ve çözümleyemezseniz fiziki olarak doygun olma duygunuzu algılayışınızın sağlıklı ve doğru kalması mümkün olmayacaktır. Bu durum bir süre sonra bitmek bilmeyen bir yeme arzusunu oluşturacaktır. Bu arzu tutkuya dönüşecek sizin acıktıkça acıkmanıza yedikçe yemenize sebep olacaktır.

Maalesef karşılığında da ne kadar yerseniz yiyin midenizin doyması ruhunuzu doyuramayacağı için yağlanmaya ve kilo almaya başlayacaksınız. Tabii ki kilo aldıkça mutsuz hissedecek böyle hissettikçe de tekrar bir şeyler atıştırarak veya yiyerek bu duyguyu atlatmaya çalışacaksınız.

Psikoloji biliminin yaptığı çalışmalar der ki; birçok insan mutsuzluk duygusunu stres ve kaygısını yiyeceklerle haz duygusunu uyararak bastırmaya çalışır, kendini yediklerinden sonra anlık salgılanan keyif veren hormonlar sayesinde iyi hissetmeye çalışır.

Konunun zor ve karışık kısmı ise yerken duyulan bu hissin anlık olması ve sonrasında tatminsizlik ve pişmanlık duygusu oluşması ile demoralize olunmasıdır. Bu hissin üzerine de iyi hissetmek ve bu duygudan kurtulmak için de tekrar bir şeyler tüketmek ihtiyacının başlamasıdır. Bu kısır döngü giderek kilo almış duygusal aç ve asla doyuma ulaşamayan bir ruh oluşturacağı için çok tehlikelidir.

DUYGUSAL AÇLIK ATAKLARINDAN KAÇINMAK İÇİN

Eğer böyle dalgalanmalar yaşıyorsanız yapmanız gerekenler sırasıyla şöyle:

İlk iş olarak derin bir nefes alıp 1 dakika boyunca sayı saymak

Kendinize “Ben şu an gerçekten aç mıyım?” sorusunu net bir şekilde sormak

Yemeniz konusunda duygunuzdan gönderilen sinyal hangi besine yönelikse ki genellikle karbonhidrat veya tatlıdır bu sinyalin dışında bir besini tüketmek.

Atak anlarında sinyal blokajı yapmak. Pasta için gelen sinyal yerine havuç, çikolata için gelen sinyal yerine limonlu salatalık, abur cubur için gelen sinyalin yerine aromatik hoş kokulu bir cay tüketmek.

Yiyecek yerine soda su bitki çayı sebze suyu gibi herhangi bir içeceğe yönelmek.

Atak anında besini reddedip yürüyüş yapmak müzik dinlemek veya dost bir sesle konuşmak.

DUYGUSAL AÇ OLABİLİRMİSİNİZ?

Bunu fark etmenin en kısa ve kolay yolu; eğer bir yemek yedikten hemen sonra veya 1 saat içinde “Acaba ne yesem?” diye düşünmeye başlıyorsanız ve vücudunuz size ısrarla tatlı, abur cubur, çikolata, makarna, cips, çerez gibi yiyecekleri tüketme çağrısı yapıyorsa; Gece bir şeyler tüketmeden duramıyor veya uyuyamıyorsanız bilin ki DUYGUSAL AÇSINIZ!

DUYGUSAL AÇLIĞA İYİ GELEN BESİNLER

Muz, nar, çilek, fındık, susam, yumurta, somon, yoğurt, avokado, salatalık, nane, havuç, limon, kahve, kakao

İçecek olarak bol tarçınlı veya ham kakaolu süt, elmalı tarçınlı zencefilli havlıcanla cay, nane yapraklı elma dilimli limonlu su, bir iki dilim portakal eklenmiş soda, kakuleli tarçınlı Türk kahvesi iyi gelir. Mutlaka deneyin.

Beslenmenizi düzene oturtmadan önce duygularınızı ertelememeyi ve ihmal etmemeyi de öğrenin.

YORUM EKLE